JEOTERMAL SONDAJ

Jeotermal araştırma ve jeotermal sondaj için bize ulaşabilirsiniz.

Jeotermal Nedir?

Jeotermal kaynaklar; yerkabuğunun çeşitli derinliklerinde biriken ısının oluşturduğu kimyasallar içeren sıcak su , buhar ve gazlardır, jeotermal kısaca yer ısısıdır.

Jeotermal Sondaj ise; jeotermal kaynaklardan yararlanmak için yapılan sondaj türüdür.

Jeotermal kaynaklar başlıca üç önemli bileşenden oluşur ki bunlar;

Isı kaynağı,

Isıyı yeraltından yüzeye taşıyan akışkan,

Suyun dolaşımını sağlamaya yeterli kayaç geçirgenliğidir.

Jeotermal sahalarda sıcak kaya ve yüksek yeraltısuyu sıcaklığı jeotermal olmayan sahalarla kıyaslandığında; daha sığ yerlerde bulunur çünkü; magmanın kabuğa doğru yükselmesi nedeniyle ısıyı da taşıması, kabuğun inceldiği yerlerde yüksek sıcaklık farkından oluşan ısı akışı, yer altı suyunun birkaç kilometre derine inip ısındıktan sonra yüzeye doğru yükselmesidir.

Halen alternatif enerji denildiğinde;jeotermal  ilk sıralardadır. Çünkü;jeotermal enerji temiz ,yenilenebilir,ucuz,çevre dostudur ve kolay üretilebilir. Dar alanlarda yüksek ölçekli enerji elde edilebilir.Jeotermal enerji hem güvenilir hem de dönüşümlü olarak kullanılabilir olması açısından  özellikle belediyeler için de çok önemli bir enerji kaynağıdır.

Jeotermal enerji;

Elektrik Enerjisi Üretiminde

Isıtma Sistemlerinde,

Seraların ısıtılmasında,

Ürün ve Gıdaların kurutulmasında,

Kaplıca (turizm),

Endüstriyel amaçlı kullanım, Proses Isısı temini, Kurutma vb,

Kimyasal madde ve mineral üretimi, karbondioksit, gübre, lityum, ağır su, hidrojen  vb,

Düşük sıcaklıklarda (30 derece) Kültür Balıkçılığı

için kullanılabiliyor.

 Jeotermal Sondajlar:

Bütün sondajlarda olduğu gibi jeotermal sondajlarda da ana prensipler petrol ve gaz sondajlarında uygulanan prensiplerle temelde aynıdır. Ancak jeotermal alanlar volkanik ve/veya tektonik sahalarda bulunduğundan jeotermal formasyonlar gerek yüksek alterasyon ve kırılmalar gerekse volkanik yığılmalar gibi sebeplerle petrol ve gaz sahalarından oldukça farklıdırlar. Yersel ısı gradyanı genelde oldukça yüksektir. Bu formasyonlar yüksek sıcaklığa ve içerdikleri yoğuşmayan gaz miktarına bağlı olarak bazen pozitif, fakat genellikle de negatif hidrostatik basınç gradyanına ve yüksek korozyon ortamına sahiptirler. Ayrıca üretim kriterleri de petrol üretiminden tamamen farklıdır. Bu sebeplerle jeotermal sondajlarda uygulanan bazı farklı pratik sondaj uygulamaları, muhafaza borusu dizaynı, çimentolama ve kuyubaşı sistemleri geliştirilmiştir. Bu çalışmada kısaca bu ana farklılıklardan bahsedilmeye çalışılmaktadır.

Bilindiği gibi bugün yaygın olarak kullanılan döner masalı sondaj teknikleri 140 yıl gibi birsüre içinde, petrol sahaları esas alınarak geliştirilmiştir. Jeotermal sondajların ise 40 yıl civarında bir tarihi vardır ve bütün prensipleri petrol için geliştirilen sondaj tekniğinin bir devamı şeklindedir. Bu sebeple jeotermal kuyu sondajlarının da temelleri ve prensipleri petrolve gaz sondajları ile aynıdır, ancak aşağıda da belirtildiği gibi herşey aynı değildir ve bu geçen zaman içersinde edinilen tecrübelerle jeotermal sondajlar için bazı farklı uygulamalar geliştirilmiştir.

Petrol ve gaz sahaları hemen hemen tümüyle sedimanter alanlarda bulunurlar ve sondaj esnasında delinen formasyonlar sıkışmış (compact) olup genelde pozitif hidrostatik basınç gradyanına sahiptirler. Bu sayede sirkülasyon sıvısı ve çimento kayıpları problemleri minimum seviyededir. Aynı zamanda yersel ısı gradyanı normal seviyededir, ayrıca gaz ve diğer kimyasal maddelerin korozif etkilerinin jeotermalde olduğu gibi ısı ile artması problemi yoktur.

Jeotermal sahalar ise volkanik ve/veya tektonik alanlarda bulunurlar. Delinmesi gereken formasyonlar yüksek sıcaklık nedeniyle her derinlikte ve her dereceden alterasyona uğramışlardır.Tektonik hareketler nedeniyle her dereceden ve oldukça düzensiz kırılmalara ve çatlak sistemlerine sahiptirler. Volkanik sahaların yüzey kesimlerinde genellikle araları yumuşak madde dolgulu sert volkanik kaya bloklarından oluşan gevşek yüzey tabakaları mevcuttur.

Sonuç olarak; jeotermal formasyonlar çok değişik sertliklere sahip, aşırı çatlaklı,kırılgan, yerine göre hareketli, kolay çöken, sondaj sıvısı ile temasta kolay deforme olabilen litolojiler olup sondajı daha zor, daha özel planlama ve daha fazla dikkat isterler.